Hizmetlerim

Haberler & Blog

Bilgilendirici içerikler ve güncel yazılar.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hangi  Hastalıklarla İlgilenir?
06 Eylül
2026

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hangi Hastalıklarla İlgilenir?

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR); kas, eklem, kemik, bağ ve sinir sistemiyle ilişkili hastalıkların tanı, tedavi ve rehabilitasyonuyla ilgilenen geniş kapsamlı bir tıp uzmanlık alanıdır. Bel ve boyun ağrıları, bel-boyun fıtıkları, diz ve kalça kireçlenmesi, omuz problemleri, fibromiyalji, osteoporoz, romatizmal hastalıklar, spor yaralanmaları ve sinir sıkışmaları FTR uzmanlarının sık değerlendirdiği durumlar arasındadır. Ayrıca inme, omurilik yaralanması ve periferik sinir hasarı sonrasında ortaya çıkan hareket ve fonksiyon kayıplarının rehabilitasyonunda da önemli bir rol üstlenir. T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin güncel bilgilendirmelerinde FTR'nin kas-iskelet sistemi ile sinir sistemi kaynaklı ağrı ve fonksiyon kayıplarının yanı sıra ortopedik ve nörolojik rehabilitasyonla ilgilendiği belirtilmektedir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede kişinin yalnızca ağrısına değil; kas gücüne, eklem hareketlerine, sinir sistemi bulgularına ve günlük yaşam fonksiyonlarına da bakılabilir. Bu yazıda FTR bölümünün hangi hastalıklara baktığı, hangi şikâyetlerle başvurulabileceği ve tedavi sürecinin nasıl planlandığı ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Masa Başı Çalışanlarda Boyun ve Bel Ağrısını Önlemenin 10 Etkili Yolu
04 Eylül
2026

Masa Başı Çalışanlarda Boyun ve Bel Ağrısını Önlemenin 10 Etkili Yolu

Masa başında uzun süre çalışmak tek başına boyun veya bel ağrısının kesin nedeni değildir; ancak saatler boyunca aynı pozisyonda kalmak, ekranın uygun olmayan konumu, yetersiz fiziksel aktivite ve kişiye uygun olmayan çalışma düzeni kas-iskelet sistemi şikâyetlerinin ortaya çıkmasına veya artmasına katkıda bulunabilir. Boyun ve bel ağrısını önlemenin temelinde “kusursuz oturuş” aramak yerine çalışma ortamını kişiye göre düzenlemek, pozisyonu sık değiştirmek, düzenli hareket etmek ve fiziksel kapasiteyi korumak bulunur. OSHA da bilgisayar başında herkes için geçerli tek bir doğru pozisyon olmadığını; çalışma istasyonunun kişiye uygun düzenlenmesi ve gün içerisinde farklı pozisyonların kullanılmasının önemli olduğunu belirtmektedir. Masa başı çalışanlarda ekranın doğru yükseklikte olması, belin desteklenmesi, klavye ve farenin yakına yerleştirilmesi, düzenli hareket molaları, uygun egzersiz ve günlük fiziksel aktivite boyun-bel bölgesindeki yükün yönetilmesine yardımcı olabilir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede tekrarlayan boyun veya bel ağrısının yalnızca çalışma masasına değil; kas gücü, hareket kapasitesi, günlük aktivite ve eşlik eden diğer faktörlere göre ele alınması önemlidir.

Bel Fıtığında Fizik Tedavi Ne Zaman Başlanmalıdır?
31 Ağustos
2026

Bel Fıtığında Fizik Tedavi Ne Zaman Başlanmalıdır?

Bel fıtığında fizik tedaviye başlama zamanı, ağrının ne kadar şiddetli olduğuna, bacağa yayılan ağrı veya uyuşma bulunup bulunmadığına, kas gücüne ve hastanın nörolojik muayene bulgularına göre belirlenmelidir. Bel fıtığı tanısı alan herkesin haftalarca tamamen istirahat etmesi gerekmez. Aksine, ciddi nörolojik kayıp veya acil cerrahi değerlendirme gerektiren bir durum bulunmadığında uzun süreli yatak istirahati önerilmez; kişinin tolere edebildiği ölçüde hareket etmesi ve uygun rehabilitasyonun erken dönemde planlanması önemlidir. Amerikan Nörolojik Cerrahlar Birliği, bel fıtığı vakalarının büyük bölümünün ameliyatsız yöntemlerle iyileşebildiğini, kısa süreli aktivite azaltımı sonrasında yürüyüşün tolere edildiği ölçüde sürdürülmesini ve fizik tedavinin konservatif tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirtmektedir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede fizik tedavinin başlangıç zamanı kişinin şikâyetlerine göre planlanabilir. Özellikle ilerleyici bacak güçsüzlüğü, idrar-dışkı kontrolünde yeni bozulma veya makat-genital bölgede his kaybı gibi belirtiler varsa rutin fizik tedaviye başlanmadan önce acil tıbbi değerlendirme gerekir. Bu yazıda akut bel fıtığında fizik tedavinin ne zaman başlayabileceği, ilk günlerde nelere dikkat edilmesi gerektiği ve hangi durumlarda tedavinin ertelenebileceği ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Fibromiyalji Tedavisinde Nöral Terapinin Yeri
29 Ağustos
2026

Fibromiyalji Tedavisinde Nöral Terapinin Yeri

Fibromiyalji; yaygın vücut ağrısı, hassasiyet, yorgunluk, uyku sorunları ve günlük yaşam fonksiyonlarında azalma ile seyreden kronik bir ağrı sendromudur. Tedavide tek bir yöntem yerine hastanın baskın şikâyetlerine göre egzersiz, hasta eğitimi, uyku düzenlemeleri, psikolojik yaklaşımlar ve gerektiğinde ilaç tedavilerinin birlikte planlanması önerilir. Nöral terapi ise genellikle düşük konsantrasyonda lokal anestezik maddelerin belirlenen bölgelere enjeksiyonuyla uygulanan tamamlayıcı bir yöntemdir. Fibromiyalji hastalarında nöral terapiyi doğrudan değerlendiren klinik çalışmalar bulunmakla birlikte bilimsel kanıtlar henüz sınırlıdır. Bir randomize çalışmada nöral terapi ile egzersizin birlikte uygulanması, yalnızca egzersize kıyasla tedavinin hemen sonrasında ağrı açısından ek yarar göstermiş; ancak bir ay sonraki değerlendirmede gruplar arasında birçok sonuç açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Bu nedenle nöral terapi fibromiyaljinin temel veya kesin tedavisi olarak değil, uygun hastalarda kapsamlı rehabilitasyon programına eklenebilecek yardımcı bir seçenek olarak değerlendirilmelidir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede ağrı, yorgunluk, uyku, hareket kapasitesi ve hastanın günlük yaşam üzerindeki etkilenme düzeyi birlikte ele alınarak kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulabilir.

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrılarında Nöral Terapi Etkili  Olabilir mi?
26 Ağustos
2026

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrılarında Nöral Terapi Etkili Olabilir mi?

Geçmeyen boyun ve sırt ağrıları; kas gerginliği, miyofasiyal ağrı, duruş ve hareket alışkanlıkları, disk problemleri, eklem kaynaklı sorunlar veya sinir dokularının etkilenmesi gibi birçok farklı nedenden gelişebilir. Nöral terapi ise genellikle prokain veya lidokain gibi kısa etkili lokal anesteziklerin belirli anatomik noktalara uygulanmasına dayanan tamamlayıcı bir enjeksiyon yöntemidir. Kronik kas-iskelet sistemi ağrılarında nöral terapiyi değerlendiren bazı araştırmalarda ağrı ve fonksiyon açısından olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte mevcut bilimsel kanıtlar, nöral terapinin geçmeyen her boyun ve sırt ağrısında etkili olduğunu veya standart tedavilerin yerini alabileceğini gösterecek düzeyde değildir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede öncelikle ağrının kaynağının belirlenmesi önem taşır. Nöral terapi uygun bulunan hastalarda fizik tedavi, egzersiz, aktivite düzenlemesi ve diğer tedavi yaklaşımlarının yanında değerlendirilebilir. Bu yazıda kronik boyun ve sırt ağrılarının nedenleri, nöral terapinin olası etkileri, hangi hastalarda düşünülebileceği, uygulama süreci ve dikkat edilmesi gereken durumlar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Nöral Terapi Nedir? Hangi Hastalıklarda Tercih Edilir?
17 Ağustos
2026

Nöral Terapi Nedir? Hangi Hastalıklarda Tercih Edilir?

Nöral terapi; başta kronik ağrı olmak üzere bazı kas-iskelet sistemi ve ağrı tablolarında kullanılan, düşük doz lokal anestezik maddelerin belirli anatomik bölgelere enjeksiyonuna dayanan tamamlayıcı bir tedavi yaklaşımıdır. Uygulamada çoğunlukla prokain veya lidokain gibi kısa etkili lokal anesteziklerden yararlanılır. Enjeksiyonlar ağrılı bölgelere, tetik noktalara, bazı sinirlerin çevresine veya uygun görülen diğer dokulara yapılabilir. Bilimsel literatürde nöral terapinin özellikle kronik ağrı açısından değerlendirildiği çalışmalar bulunmakla birlikte, yöntemin her hastalıkta etkinliğinin aynı düzeyde kanıtlandığını söylemek mümkün değildir. Bu nedenle nöral terapi, doğru tanının ve standart tedavilerin yerine geçen bir yöntem olarak görülmemelidir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, kas-iskelet sistemi ağrılarında tedaviden önce ağrının gerçek kaynağının belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır. Nöral terapinin uygunluğu; hastanın tanısı, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve önceki tedavilere verdiği yanıt dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu yazıda nöral terapinin ne olduğu, nasıl uygulandığı, hangi durumlarda tercih edilebildiği, kanıt düzeyi, olası yan etkileri ve fizik tedaviyle ilişkisi ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Omuz,  Dirsek ve Ayak Bileği Ağrılarında Proloterapi Kimlere  Uygundur?
14 Ağustos
2026

Omuz, Dirsek ve Ayak Bileği Ağrılarında Proloterapi Kimlere Uygundur?

Omuz, dirsek ve ayak bileği ağrıları; tendon zorlanmaları, tekrarlayan hareketler, bağ yaralanmaları, spor aktiviteleri ve bazı kronik kas-iskelet sistemi hastalıkları nedeniyle gelişebilir. Proloterapi, özellikle bazı kronik tendon ve bağ problemlerinde uygun hasta seçimi yapıldığında değerlendirilebilen enjeksiyon temelli tedavi yöntemlerinden biridir. Uygulamada çoğunlukla dekstroz içeren solüsyonlarla hedef dokunun iyileşme yanıtının desteklenmesi amaçlanır. Tendinopatiler üzerine yapılan araştırmalar umut verici sonuçlar bildirmekle birlikte bilimsel kanıtların gücü hastalığa ve uygulanan bölgeye göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle proloterapinin her omuz, dirsek veya ayak bileği ağrısında etkili olduğu söylenemez. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, kas-iskelet sistemi ağrılarında öncelikle şikâyetin kaynağının belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanmasının önemini vurgulamaktadır. Proloterapi düşünüldüğünde hastanın muayene bulguları, yaralanmanın niteliği, şikâyetin süresi ve daha önce uygulanan tedaviler birlikte değerlendirilmelidir. Bu yazıda omuz, dirsek ve ayak bileği ağrılarında proloterapinin hangi hastalar için düşünülebileceği, hangi durumlarda tercih edilmemesi gerektiği ve fizik tedaviyle nasıl bütünleştirilebileceği ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Diz  Ağrılarında Proloterapi Tedavisi Etkili midir?
10 Ağustos
2026

Diz Ağrılarında Proloterapi Tedavisi Etkili midir?

Diz ağrısı; kireçlenme, tendon ve bağ problemleri, aşırı kullanım, geçirilmiş yaralanmalar veya eklem çevresindeki dokuların zorlanması gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Proloterapi ise özellikle bazı kronik kas-iskelet sistemi sorunlarında kullanılan enjeksiyon temelli tedavi yöntemlerinden biridir. Genellikle dekstroz içeren solüsyonların belirlenen bölgelere uygulanmasıyla dokuların doğal iyileşme yanıtının desteklenmesi amaçlanır. Diz ağrılarında proloterapinin etkisi hastalığın nedenine, şiddetine, hastanın yaşına ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre değişebilir. Özellikle diz osteoartritinde yapılan bazı çalışmalar ağrı ve fonksiyon açısından fayda olabileceğini düşündürse de proloterapi her diz ağrısı için standart veya kesin sonuç veren bir yöntem değildir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, diz ağrısı tedavisinde öncelikle ağrının kaynağının belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanmasının önemini vurgulamaktadır. Proloterapi uygun hastalarda egzersiz, kilo yönetimi ve rehabilitasyon gibi yaklaşımların yanında değerlendirilebilir. Bu içerikte diz ağrısında proloterapinin hangi durumlarda düşünülebileceği, uygulama süreci, olası etkileri ve dikkat edilmesi gereken noktalar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Proloterapi Nedir? Hangi Durumlarda Uygulanır?
07 Ağustos
2026

Proloterapi Nedir? Hangi Durumlarda Uygulanır?

Proloterapi, kas-iskelet sistemi kaynaklı bazı ağrıların tedavisinde, uygun hastalarda destekleyici bir yöntem olarak değerlendirilebilen enjeksiyon uygulamalarından biridir. Bu yöntemde amaç, bağ, tendon ve eklem çevresindeki dokuların doğal iyileşme mekanizmalarını uyarmaya yardımcı olmaktır. Özellikle uzun süredir devam eden kas-iskelet sistemi ağrılarında, konservatif tedavi yöntemleriyle birlikte planlanabilen proloterapi, her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle tedavi kararı, ayrıntılı muayene ve doğru tanı sonrasında verilmelidir. Proloterapi, tek başına mucizevi bir tedavi yöntemi olarak görülmemelidir. Başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için hastanın klinik durumu, ağrının nedeni, yaşam tarzı ve gerektiğinde uygulanacak fizik tedavi ile egzersiz programı birlikte değerlendirilmelidir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, kas-iskelet sistemi şikâyeti bulunan hastalarda öncelikle ağrının kaynağını belirleyerek kişiye özel tedavi planı oluşturmanın önemini vurgulamaktadır. Bu yazıda proloterapinin ne olduğu, nasıl uygulandığı, hangi durumlarda tercih edilebildiği, avantajları, dikkat edilmesi gereken noktalar ve sık sorulan sorular ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Bacaklarınız Kolay Morarıyor ve Ağrıyor mu? Lipödem Belirtisi Olabilir
03 Ağustos
2026

Bacaklarınız Kolay Morarıyor ve Ağrıyor mu? Lipödem Belirtisi Olabilir

Bacaklarda kolay morarma, dokunmakla hassasiyet ve nedeni tam açıklanamayan ağrı, çoğu zaman yorgunluk, dolaşım sorunları veya cilt hassasiyeti gibi nedenlere bağlanabilir. Ancak bu belirtiler bazı kişilerde lipödem adı verilen kronik bir yağ dokusu hastalığının erken bulguları arasında da yer alabilir. Özellikle kadınlarda görülen lipödem; simetrik bacak kalınlaşması, ağrı, kolay morarma ve diyet ile egzersize rağmen incelmeyen yağ dokusu artışı ile karakterizedir. Bu nedenle belirtilerin uzun süre devam etmesi durumunda yalnızca kilo problemi olarak değerlendirilmemesi önemlidir. Lipödem erken dönemde fark edildiğinde, kişiye özel planlanan konservatif tedavi yöntemleri, egzersiz programları ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile belirtilerin kontrol altına alınmasına katkı sağlanabilir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, lipödem şüphesi bulunan hastaların ayrıntılı değerlendirilmesinin doğru tanı ve uygun tedavi planlaması açısından önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu yazıda bacaklarda kolay morarma ve ağrının olası nedenleri, lipödem belirtileri, tanı süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında kapsamlı bilgiler bulabilirsiniz.

Lipödem ile Obezite Arasındaki Farklar Nelerdir?
31 Temmuz
2026

Lipödem ile Obezite Arasındaki Farklar Nelerdir?

Lipödem ve obezite, her ikisi de vücutta yağ dokusunun artışı ile ilişkili olduğu için sıklıkla birbirine karıştırılan iki farklı sağlık durumudur. Ancak oluşum mekanizmaları, belirtileri, tedavi yaklaşımları ve hastaların yaşadığı şikâyetler açısından önemli farklılıklar gösterir. Obezite, alınan enerjinin harcanandan fazla olması sonucunda tüm vücutta yağ birikimi ile karakterize metabolik bir hastalık olarak değerlendirilirken; lipödem, özellikle kadınlarda görülen, simetrik yağ dokusu artışı, ağrı, hassasiyet ve kolay morarma ile seyreden kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Lipödemde alt ekstremitelerdeki yağlanma, diyet ve egzersize rağmen büyük ölçüde devam edebilir. Bu nedenle birçok hasta uzun yıllar boyunca yalnızca kilo problemi yaşadığını düşünerek doğru tanıya ulaşmakta gecikebilir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, bacaklarda simetrik kalınlaşma, ağrı ve günlük yaşamı etkileyen hareket kısıtlılığı bulunan bireylerde ayrıntılı değerlendirme yapılmasının önemini vurgulamaktadır. Bu yazıda lipödem ile obezite arasındaki temel farklar, belirtiler, tanı süreci, tedavi yaklaşımları ve sıkça merak edilen konular bilimsel veriler ışığında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Lipödem Nedir? Samsun'da Lipödem Tedavisi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
27 Temmuz
2026

Lipödem Nedir? Samsun'da Lipödem Tedavisi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Lipödem, özellikle kadınlarda görülen, bacaklarda ve bazen kollarda simetrik yağ dokusu artışı ile karakterize kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Çoğu zaman kilo alımı veya obezite ile karıştırılan bu durum, diyet ve egzersize rağmen alt ekstremitelerdeki yağlanmanın devam etmesi nedeniyle hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Lipödem yalnızca estetik bir sorun değildir; ağrı, hassasiyet, kolay morarma, hareket kısıtlılığı ve günlük aktivitelerde zorlanma gibi belirtilerle seyredebilir. Erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımı sayesinde belirtilerin kontrol altına alınması ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması mümkün olabilir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber, lipödem şüphesi bulunan hastaların ayrıntılı değerlendirilmesini sağlayarak kişiye özel tedavi planlamasının önemine dikkat çekmektedir. Lipödem tedavisinde amaç hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade ağrıyı azaltmak, ödemi kontrol altına almak, hareket kabiliyetini artırmak ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Bu yazıda lipödemin nedenleri, belirtileri, evreleri, tanı yöntemleri, fizik tedavinin rolü, egzersiz önerileri ve Samsun'da lipödem tedavisi hakkında bilinmesi gereken temel bilgiler ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Ara WhatsApp Yol Tarifi