Hizmetlerim

Sağlık

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrılarında Nöral Terapi Etkili Olabilir mi?

Geçmeyen boyun ve sırt ağrıları; kas gerginliği, miyofasiyal ağrı, duruş ve hareket alışkanlıkları, disk problemleri, eklem kaynaklı sorunlar veya sinir dokularının etkilenmesi gibi birçok farklı nedenden gelişebilir. Nöral terapi ise genellikle prokain veya lidokain gibi kısa etkili lokal anesteziklerin belirli anatomik noktalara uygulanmasına dayanan tamamlayıcı bir enjeksiyon yöntemidir. Kronik kas-iskelet sistemi ağrılarında nöral terapiyi değerlendiren bazı araştırmalarda ağrı ve fonksiyon açısından olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte mevcut bilimsel kanıtlar, nöral terapinin geçmeyen her boyun ve sırt ağrısında etkili olduğunu veya standart tedavilerin yerini alabileceğini gösterecek düzeyde değildir. Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında hizmet veren Uzm. Dr. Elif Berber tarafından yapılacak değerlendirmede öncelikle ağrının kaynağının belirlenmesi önem taşır. Nöral terapi uygun bulunan hastalarda fizik tedavi, egzersiz, aktivite düzenlemesi ve diğer tedavi yaklaşımlarının yanında değerlendirilebilir. Bu yazıda kronik boyun ve sırt ağrılarının nedenleri, nöral terapinin olası etkileri, hangi hastalarda düşünülebileceği, uygulama süreci ve dikkat edilmesi gereken durumlar ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrılarında Nöral Terapi Etkili  Olabilir mi?

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrısı Ne Anlama Gelir?

Boyun ve sırt ağrısı toplumda oldukça sık görülen kas-iskelet sistemi yakınmaları arasındadır. Masa başında uzun süre çalışmak, fiziksel aktivitenin azalması, tekrarlayıcı hareketler, ağır fiziksel çalışma veya geçirilmiş yaralanmalar ağrı gelişmesine katkıda bulunabilir.

Bununla birlikte ağrının birkaç gün devam etmesi ile haftalar veya aylar boyunca sürmesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Randevu ve Bilgi

Sağlığınızı ertelemeyin

Şikayetleriniz için uzman desteği alın, muayene ve tedavi süreci hakkında bilgi edinmek için bizimle iletişime geçin.

RANDEVU AL

Üç aydan uzun süren ağrılar genel olarak kronik ağrı kapsamında değerlendirilebilir. Kronikleşen kas-iskelet sistemi ağrısında yalnızca ağrıyan dokunun değil; kişinin hareket alışkanlıklarının, kas gücünün, uyku düzeninin, günlük aktivitelerinin ve ağrıya eşlik eden diğer faktörlerin de değerlendirilmesi önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütü, kronik bel ağrısı gibi uzun süre devam eden omurga kaynaklı ağrıların yönetiminde kişiye özel ve çok bileşenli bir yaklaşım önermektedir. Egzersiz, hasta eğitimi ve gerektiğinde diğer fiziksel veya psikolojik yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi bu yaklaşımın önemli parçalarıdır.

Boyun Ağrısının En Sık Nedenleri Nelerdir?

Boyun, başı taşıyan ve oldukça geniş hareket açıklığına sahip karmaşık bir anatomik bölgedir. Omurlar, diskler, eklemler, bağlar, kaslar ve sinirler bu bölgede birlikte çalışır.

Boyun ağrısının nedenleri arasında:

  • Kas ve bağ dokusu zorlanmaları
  • Miyofasiyal ağrı
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalma
  • Servikal disk problemleri
  • Boyun eklemlerindeki dejeneratif değişiklikler
  • Travmalar
  • Sinir kökü etkilenmeleri
  • Omuz kuşağı ve kürek kemiği çevresindeki kas problemleri

yer alabilir.

Telefon veya bilgisayar kullanımı sırasında uzun süre öne eğilerek durmak bazı kişilerde şikâyetleri artırabilir. Ancak yalnızca "duruş bozukluğu" üzerinden bütün boyun ağrılarını açıklamak da doğru değildir.

Ağrının nedenini belirlemek için hastanın öyküsü ve fizik muayene bulguları birlikte değerlendirilmelidir.

Sırt Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

Sırt ağrısı denildiğinde genellikle kürek kemikleri ve göğüs omurgası çevresindeki ağrılar anlaşılır.

Bu bölgedeki şikâyetler:

  • Kas gerginliği
  • Miyofasiyal tetik noktalar
  • Uzun süre oturma
  • Tekrarlayan fiziksel yüklenmeler
  • Omurgadaki eklem veya disk problemleri
  • Omuz kuşağı kaslarının yetersizliği
  • Travmalar

ile ilişkili olabilir.

Bazen boyunda gelişen bir problem ağrının omuzlara veya kürek kemikleri arasına yayılmasına da yol açabilir. Bu nedenle ağrının hissedildiği yer ile gerçek kaynağı her zaman aynı olmayabilir.

Daha seyrek olarak iç organlardan kaynaklanan bazı sorunlar da sırtta hissedilen ağrıya neden olabilir. Özellikle açıklanamayan, yeni başlayan veya başka belirtilerin eşlik ettiği ağrılarda değerlendirme önemlidir.

Nöral Terapi Nedir?

Nöral terapi, kısa etkili lokal anesteziklerin belirli anatomik bölgelere uygulanmasına dayanan enjeksiyon temelli tamamlayıcı bir tedavi yaklaşımıdır.

Uygulamada sıklıkla:

  • Prokain
  • Lidokain

gibi lokal anestezikler kullanılabilir.

Nöral terapide enjeksiyonlar hastanın klinik durumuna göre ağrılı bölgeler, miyofasiyal tetik noktalar, bazı sinirlerin çevresi veya uygun görülen başka anatomik alanlara yapılabilir.

Nöral terapi yaklaşımında yalnızca lokal uyuşturma etkisi değil, ağrı iletimindeki ve sinir sistemi yanıtlarındaki bazı değişikliklerden yararlanılması amaçlanır. Bununla birlikte nöral terapi için ileri sürülen bütün etki mekanizmalarının kesin olarak kanıtlanmış olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bu nedenle yöntem "sinir sistemini sıfırlayan" veya "vücuttaki bütün bozuklukları düzelten" bir uygulama olarak tanımlanmamalıdır.

Nöral Terapi Boyun ve Sırt Ağrısında Nasıl Etki Etmeyi Amaçlar?

Lokal anestezikler, sinir hücrelerinin elektriksel sinyal iletiminde rol alan sodyum kanallarını geçici olarak bloke eder. Bunun sonucunda ağrı sinyallerinin iletimi belirli bir süre azaltılabilir.

Düşük doz lokal anesteziklerin ağrı ve inflamasyonla ilişkili başka biyolojik süreçler üzerindeki etkileri de araştırılmaktadır.

Nöral terapi yaklaşımında amaç, bazı hastalarda bu etkilerin kronik ağrı döngüsünün yönetilmesine yardımcı olabileceği varsayımından yararlanmaktır.

Ancak enjeksiyondan sonra birkaç saat ağrının azalması ile uzun vadeli klinik iyileşme aynı anlama gelmez.

Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca işlemden hemen sonraki rahatlama üzerinden değerlendirilmemelidir.

Geçmeyen Boyun Ağrısında Nöral Terapi Etkili Olabilir mi?

Boyun ağrısında nöral terapiyi doğrudan inceleyen araştırmalar sınırlıdır.

2022 yılında yayımlanan ve servikal diskopatiye bağlı kronik boyun ağrısı bulunan 58 hastanın kayıtlarının incelendiği bir çalışmada, yüzde 1 prokain ile gerçekleştirilen nöral terapi sonrasında bir aylık değerlendirmede ağrı skorlarında ve Boyun Özürlülük İndeksi değerlerinde azalma, boyun hareket açıklığında ise artış bildirilmiştir. Ancak çalışma retrospektif özellikte olduğu ve tedavi edilmeyen güçlü bir kontrol grubuyla karşılaştırma yapılmadığı için nöral terapinin etkisini kesin olarak kanıtlamaz.

Daha küçük bir pilot çalışmada da kronik boyun ağrısı bulunan hastalarda lokal anestezik enjeksiyonları sonrasında kısa süreli hassasiyet azalması bildirilmiştir. Hasta sayısının yalnızca 17 olması nedeniyle bu sonuçların geniş hasta gruplarına doğrudan genellenmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla mevcut bilimsel verilere göre en doğru ifade şudur:

Nöral terapi, uygun seçilmiş bazı kronik boyun ağrısı hastalarında yardımcı bir tedavi seçeneği olabilir; ancak her hastada etkili olduğu kanıtlanmış standart bir tedavi değildir.

Servikal Disk Problemlerinde Nöral Terapi Kullanılır mı?

Boyun MR'ında disk protrüzyonu veya bulging görülmesi oldukça sık rastlanan bir durumdur.

Ancak MR bulgusuyla hastanın ağrısı arasında her zaman birebir ilişki bulunmayabilir.

Bu nedenle yalnızca MR raporunda:

  • Disk protrüzyonu
  • Bulging
  • Dejenerasyon

yazması nöral terapi uygulanması gerektiği anlamına gelmez.

Öncelikle:

  • Ağrının dağılımı
  • Boyun hareketleri
  • Kas kuvveti
  • Refleksler
  • Uyuşma olup olmadığı
  • Kola yayılan ağrı
  • Günlük yaşamda fonksiyon kaybı

değerlendirilmelidir.

Servikal diskopatili kronik boyun ağrısı hastalarında nöral terapiyle olumlu sonuç bildiren çalışmalar olsa da mevcut araştırmalar sınırlıdır.

Kola Vuran Boyun Ağrısında Nöral Terapi Yapılır mı?

Boyundan omuza, kola veya ele yayılan ağrı sinir kökünün etkilenmesiyle ilişkili olabilir.

Özellikle:

  • Uyuşma
  • Karıncalanma
  • El veya kolda güç kaybı
  • Refleks değişiklikleri

bulunuyorsa ayrıntılı nörolojik ve kas-iskelet sistemi muayenesi gerekir.

Bu durumda yalnızca ağrıyan noktalara enjeksiyon yapmak yeterli olmayabilir.

Sinir üzerindeki basının derecesi, hastanın fonksiyon kaybı ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek uygun tedavi belirlenmelidir.

İlerleyici kas güçsüzlüğü bulunan kişilerde değerlendirme geciktirilmemelidir.

Miyofasiyal Boyun ve Sırt Ağrısında Nöral Terapi Kullanılabilir mi?

Miyofasiyal ağrı, boyun ve sırt bölgesinde sık görülen kronik ağrı nedenlerinden biridir.

Kaslarda bulunan hassas noktalar:

  • Boyun
  • Omuz
  • Kürek kemiği çevresi
  • Sırt

bölgelerinde ağrı oluşturabilir.

Bu noktalar basıldığında ağrı aynı bölgede hissedilebileceği gibi başka bir alana da yayılabilir.

Lokal anesteziklerle gerçekleştirilen tetik nokta enjeksiyonları, bazı miyofasiyal ağrı tablolarında kullanılan yöntemler arasındadır. Nöral terapi uygulamalarında da benzer anatomik noktalar hedeflenebilir.

Ancak tedavinin yalnızca enjeksiyondan ibaret olmaması önemlidir.

Uzun dönemde:

  • Kas kuvveti
  • Hareketlilik
  • Çalışma ergonomisi
  • Düzenli fiziksel aktivite
  • Uyku
  • Tekrarlayan yüklenmeler

gibi etkenlerin de değerlendirilmesi gerekebilir.

Kürek Kemikleri Arasındaki Geçmeyen Ağrıda Nöral Terapi Yapılabilir mi?

Kürek kemikleri arasındaki ağrı çoğu zaman sırt ve omuz kuşağı kaslarıyla ilişkilidir.

Özellikle masa başında uzun süre çalışan kişilerde:

  • Trapez kası
  • Romboid kaslar
  • Kürek kemiğini kontrol eden diğer kaslar

üzerindeki yük artabilir.

Bazı hastalarda lokal hassasiyet ve miyofasiyal tetik noktalar gelişebilir.

Nöral terapi bu tür kronik kas-iskelet sistemi ağrılarında değerlendirmeye alınabilir. Ancak ağrının yalnızca kas kaynaklı olduğu varsayılmamalıdır.

Ağrının sürekli olması, egzersizle ilişkisi, nefes alıp vermeyle değişmesi ve eşlik eden başka şikâyetlerin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Kronik Sırt Ağrısında Nöral Terapinin Bilimsel Kanıtı Nedir?

Nöral terapiyle ilgili önemli çalışmalardan birinde, standart tedavilere yanıt vermemiş 280 kronik ağrı hastası bir yıl süreyle takip edilmiştir. Hastaların en sık başvuru nedeninin sırt ve bel ağrısı olduğu bildirilmiştir.

Bir yıllık takipte hastaların bir bölümünde ağrıda önemli azalma bildirilmiş ve başlangıçta ağrı kesici kullanan hastaların yaklaşık dörtte üçü daha az ağrı kesici kullandığını veya kullanmayı bıraktığını ifade etmiştir.

Ancak çalışmanın araştırmacıları da önemli bir noktayı açıkça belirtmiştir: çalışma kontrol grubu olmayan bir olgu serisidir ve gözlenen iyileşmenin ne kadarının nöral terapiden kaynaklandığı belirlenememektedir. Kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.

Bu nedenle bu sonuçlar umut verici olarak değerlendirilebilir ancak tedavinin kesin etkinliğinin kanıtı olarak sunulmamalıdır.

Boyun ve Bel Ağrısında Plasebo Kontrollü Çalışmalar Var mı?

Nöral terapiyle mekanik boyun veya bel ağrısı bulunan hastaları değerlendiren kontrollü araştırmalar da bulunmaktadır.

Kolombiya'da yürütülen randomize, tek kör bir klinik çalışmada yüzde 1 prokain kullanılan nöral terapi ile serum fizyolojik enjeksiyonları karşılaştırılmıştır. Çalışmada mekanik boyun veya bel ağrısı olan hastalar değerlendirilmiştir. Bu tür çalışmalar yöntem hakkında önemli veriler sağlasa da nöral terapinin kanıt tabanı hâlâ büyük ve çok merkezli klinik çalışmalar kadar güçlü değildir.

Bu nedenle nöral terapi günümüzde kronik omurga ağrısında standart birinci basamak tedavilerin yerine geçen yöntem olarak görülmemelidir.

Nöral Terapi Kimlerde Düşünülebilir?

Boyun veya sırt ağrısında nöral terapi özellikle:

  • Ağrısı uzun süredir devam eden,
  • Kas ve miyofasiyal kaynaklı ağrısı düşünülen,
  • Uygun konservatif tedavilere rağmen şikâyetleri süren,
  • Lokal anestezik enjeksiyonu için tıbbi engeli bulunmayan,
  • Muayene sonucunda uygun görülen

bazı hastalarda tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Ancak bu özelliklerin bulunması tedavinin kesin uygulanacağı anlamına gelmez.

Her hastada önce ağrının nedeni belirlenmelidir.

Nöral Terapi Kimlere Uygun Olmayabilir?

Nöral terapi enjeksiyon temelli bir uygulamadır ve her hasta için uygun değildir.

Özellikle:

  • Enjeksiyon bölgesinde aktif enfeksiyon bulunan,
  • Kullanılacak lokal anesteziğe ciddi alerjisi olan,
  • Bazı önemli kanama-pıhtılaşma bozuklukları bulunan,
  • Genel sağlık durumu enjeksiyon açısından uygun olmayan

hastalarda uygulamadan kaçınılabilir.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin bunu işlem öncesinde hekimlerine bildirmesi gerekir.

Kan sulandırıcı ilaçlar işlem yapılacak düşüncesiyle kişinin kendi kararıyla bırakılmamalıdır.

Boyun ve Sırt Ağrısında Nöral Terapi Öncesi Muayene Neden Önemlidir?

Boyun ve sırt ağrısı birçok farklı hastalıktan kaynaklanabilir.

Örneğin iki kişinin de aynı noktada sırt ağrısı olabilir. Ancak birinin ağrısı kaslardan kaynaklanırken diğerinde sinir veya omurga kaynaklı farklı bir problem bulunabilir.

Muayenede:

  • Boyun ve sırt hareketleri
  • Kas gücü
  • Kas hassasiyeti
  • Eklem hareket açıklığı
  • Duyu
  • Refleksler
  • Postür ve hareket biçimi
  • Omuz kuşağının fonksiyonu

değerlendirilebilir.

Gerekli görüldüğünde görüntüleme veya başka tetkiklerden yararlanılabilir.

MR Çektirmeden Nöral Terapi Yapılabilir mi?

Her boyun veya sırt ağrısında MR gerekli değildir.

Görüntüleme ihtiyacı:

  • Travma öyküsüne,
  • Ağrının süresine,
  • Nörolojik bulgulara,
  • Hastanın yaşına,
  • Muayene sonuçlarına,
  • Ciddi bir hastalık şüphesi bulunup bulunmamasına

göre belirlenir.

Aynı şekilde MR'da bir değişiklik saptanması da tek başına enjeksiyon yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Klinik değerlendirme ile görüntüleme bulguları birlikte yorumlanmalıdır.

Nöral Terapi Nasıl Uygulanır?

Uygulamanın ayrıntıları ağrının kaynağına ve tedavi edilen bölgeye göre değişebilir.

Genel olarak:

  1. Hastanın öyküsü alınır.
  2. Fizik muayene yapılır.
  3. Uygulamanın uygun olup olmadığı değerlendirilir.
  4. Enjeksiyon yapılacak anatomik bölgeler belirlenir.
  5. Cilt antiseptik yöntemlerle hazırlanır.
  6. Lokal anestezik hekim tarafından belirlenen bölgelere uygulanır.
  7. Hasta işlem sonrasında gerektiğinde kısa süre takip edilir.
  8. Günlük aktivite ve egzersiz konusunda öneriler verilir.

Boyun bölgesinde önemli damarlar, sinirler ve başka anatomik yapılar bulunduğundan işlemin anatomik bilgiye sahip hekim tarafından uygulanması önemlidir.

Nöral Terapide Hangi İlaçlar Kullanılır?

Nöral terapi uygulamalarında en sık kullanılan maddeler:

  • Prokain
  • Lidokain

gibi kısa etkili lokal anesteziklerdir.

Kronik ağrı üzerine yapılan nöral terapi çalışmalarında da özellikle bu iki madde kullanılmıştır.

Kullanılacak madde, konsantrasyon ve uygulama bölgesi hekim tarafından belirlenmelidir.

Nöral Terapi Kaç Seans Yapılır?

Nöral terapi için bütün hastalara uygulanabilecek sabit bir seans sayısı bulunmamaktadır.

Tedavi planı:

  • Ağrının nedenine,
  • Ağrının süresine,
  • Tedavi edilen bölgeye,
  • Hastanın klinik yanıtına,
  • Eşlik eden sağlık sorunlarına

göre değişebilir.

Bu nedenle "üç seansta kesin geçer" veya "beş seans herkese yeterlidir" şeklindeki ifadeler bilimsel değildir.

Tedaviye devam edilip edilmeyeceği her kontrolde yeniden değerlendirilmelidir.

Nöral Terapinin Etkisi Ne Zaman Başlar?

Lokal anesteziğin farmakolojik etkisi nedeniyle işlem sonrasında kısa sürede geçici rahatlama görülebilir.

Ancak tedavinin gerçek klinik başarısı yalnızca ilk saatlerdeki ağrı azalması değildir.

Takipte:

  • Ağrının şiddeti
  • Boyun hareket açıklığı
  • Günlük aktiviteler
  • Uyku
  • Çalışabilme kapasitesi
  • Egzersiz toleransı

gibi sonuçlar birlikte değerlendirilebilir.

Bazı hastalarda anlamlı fayda ortaya çıkmayabilir.

Nöral Terapi Sonrası Ağrı Artabilir mi?

Enjeksiyon yapılan bölgede kısa süreli:

  • Ağrı
  • Hassasiyet
  • Yanma
  • Morarma
  • Hafif şişlik

görülebilir.

Bu belirtiler çoğunlukla geçicidir.

Ancak ağrı giderek şiddetleniyorsa, uygulama bölgesinde belirgin kızarıklık ve sıcaklık artışı gelişiyorsa veya ateş ortaya çıkıyorsa tıbbi değerlendirme gerekir.

Nöral Terapinin Riskleri Var mıdır?

Evet. İğne kullanılan hiçbir tıbbi işlem tamamen risksiz değildir.

Nöral terapiyle ilişkili olası riskler arasında:

  • Enjeksiyon bölgesinde ağrı
  • Morarma
  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Geçici uyuşma
  • Lokal anesteziklere bağlı alerjik veya sistemik reaksiyonlar
  • Enjeksiyon bölgesine bağlı çevre anatomik yapıların etkilenmesi

bulunabilir.

Özellikle boyun gibi anatomik açıdan hassas bölgelerde doğru enjeksiyon tekniği önem taşır.

Nöral Terapi Sonrası Fizik Tedavi Yapılır mı?

Uygun hastalarda evet.

Nöral terapi ile fizik tedavi birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir.

Özellikle uzun süren boyun ve sırt ağrılarında sadece enjeksiyonla ağrıyı azaltmaya çalışmak, ağrının devam etmesine katkıda bulunan fonksiyonel faktörleri çözmeyebilir.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon kapsamında:

  • Boyun ve sırt kaslarının kuvvetlendirilmesi
  • Omuz kuşağının kontrolünün geliştirilmesi
  • Hareket açıklığının artırılması
  • Esneklik çalışmaları
  • Fonksiyonel egzersizler
  • Günlük aktivite düzenlemeleri

planlanabilir.

Kronik Ağrıda Egzersiz Neden Önemlidir?

Kronik omurga ağrılarında hareketten tamamen kaçınmak genellikle uzun vadeli çözüm sağlamaz.

Dünya Sağlık Örgütü'nün kronik primer bel ağrısına ilişkin kılavuzu, yapılandırılmış egzersiz programlarının tedavinin bir parçası olarak sunulabileceğini belirtmektedir. Programın kişinin klinik durumuna göre özelleştirilmesi ve daha geniş bir tedavi planının parçası olması önerilmektedir.

Benzer prensipler birçok kronik kas-iskelet sistemi ağrısında da önemlidir.

Egzersizin amacı:

  • Ağrının üzerine kontrolsüz şekilde gitmek değil,
  • Vücudu güvenli biçimde tekrar hareket ettirmek,
  • Kas kapasitesini artırmak,
  • Günlük aktivitelere katılımı desteklemektir.

Masa Başında Çalışmak Boyun ve Sırt Ağrısını Artırır mı?

Uzun süre aynı pozisyonda kalmak bazı kişilerde boyun ve sırt şikâyetlerini artırabilir.

Ancak tek bir "kusursuz oturma pozisyonu" aramak yerine gün içerisinde pozisyon değiştirmek ve hareket etmek daha gerçekçi bir yaklaşımdır.

Çalışma sırasında:

  • Düzenli olarak pozisyon değiştirmek,
  • Uzun süre kesintisiz oturmamak,
  • Ekranı rahat görülebilecek şekilde konumlandırmak,
  • Gün içinde hareket etmek,
  • Kişiye uygun egzersizleri uygulamak

yararlı olabilir.

Tedavide yalnızca enjeksiyon yapıp günlük yaşamda ağrıyı artıran alışkanlıkları tamamen göz ardı etmek uygun değildir.

Nöral Terapi ile Proloterapi Aynı mıdır?

Hayır.

İkisi de enjeksiyon temelli yöntemler olmakla birlikte kullanılan maddeler ve tedavi yaklaşımları farklıdır.

Nöral terapide çoğunlukla:

  • Prokain
  • Lidokain

gibi lokal anesteziklerden yararlanılır.

Proloterapide ise çoğunlukla belirli konsantrasyonlarda dekstroz içeren solüsyonlar kullanılır.

Hangi yöntemin uygun olduğu hastanın tanısına ve klinik özelliklerine göre belirlenmelidir.

Nöral Terapi mi, Kuru İğne mi Daha İyidir?

Kuru iğne uygulamasında ilaç verilmeden ince bir iğneyle özellikle miyofasiyal tetik noktaların hedeflenmesi amaçlanabilir.

Nöral terapide ise lokal anestezik madde enjekte edilir.

Her iki uygulamanın:

  • Tekniği
  • Kullanılan materyali
  • Önerildiği klinik durumlar

farklıdır.

Birinin bütün hastalarda diğerinden üstün olduğunu söylemek mümkün değildir.

Nöral Terapi Ameliyatı Önleyebilir mi?

Nöral terapinin ameliyat gerektiren bütün hastalıkları tedavi ettiği veya ameliyat ihtiyacını kesin olarak ortadan kaldırdığı söylenemez.

Ciddi sinir basısı, ilerleyici nörolojik kayıp veya başka önemli yapısal problemler bulunan bazı hastalarda cerrahi değerlendirme gerekebilir.

Nöral terapi bu durumların değerlendirilmesini geciktirmek amacıyla kullanılmamalıdır.

Hangi Boyun ve Sırt Ağrıları Acil Değerlendirme Gerektirir?

Boyun ve sırt ağrılarının büyük kısmı ciddi bir hastalıktan kaynaklanmasa da bazı belirtiler önemlidir.

Özellikle:

  • Ciddi travma sonrası başlayan ağrı
  • Kol veya bacakta ilerleyen güç kaybı
  • Yürümede yeni gelişen belirgin bozulma
  • İdrar veya dışkı kontrolünde yeni sorunlarla birlikte omurga ağrısı
  • Yüksek ateş ve belirgin genel durum bozukluğu
  • Açıklanamayan ve giderek şiddetlenen ağrı
  • Göğüs ağrısı veya nefes darlığıyla birlikte sırt ağrısı

gibi durumlarda öncelikle tıbbi değerlendirme gerekir.

Bu tür belirtilerde nöral terapi gibi tamamlayıcı yöntemlerin değerlendirilmesinden önce ciddi nedenlerin dışlanması önemlidir.

Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrısında Tedavinin Başarısı Nasıl Ölçülür?

Kronik ağrıda yalnızca ağrının sıfıra inmesine odaklanmak her zaman doğru değildir.

Tedavi sonrasında:

  • Daha rahat uyuyabilmek,
  • Daha uzun süre çalışabilmek,
  • Başını daha rahat çevirebilmek,
  • Günlük işlerini daha kolay yapmak,
  • Egzersize dönebilmek,
  • Ağrı nedeniyle kısıtlanan aktiviteleri tekrar yapabilmek

de önemli sonuçlardır.

Bu nedenle nöral terapi veya başka bir tedavinin başarısı ağrı ve fonksiyonun birlikte değerlendirilmesiyle ölçülmelidir.

Samsun'da Boyun ve Sırt Ağrılarında Nöral Terapi Değerlendirmesi

Geçmeyen boyun ve sırt ağrılarında en önemli basamak doğru tanıdır.

Samsun Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanında değerlendirme yapılırken hastanın yalnızca MR veya röntgen sonuçlarına bakılması yeterli değildir.

Aynı zamanda:

  • Ağrının ne kadar süredir bulunduğu,
  • Ağrının yayılımı,
  • Hangi hareketlerle arttığı,
  • Boyun ve sırt hareket açıklığı,
  • Kas gücü,
  • Nörolojik bulgular,
  • Günlük yaşam aktiviteleri,
  • Çalışma koşulları,
  • Önceki tedavilere verilen yanıt

birlikte değerlendirilmelidir.

Uzm. Dr. Elif Berber tarafından gerçekleştirilecek muayene sonrasında nöral terapinin hastanın mevcut problemi açısından uygun olup olmadığı değerlendirilebilir.

Uygun görülmesi halinde tedavi; kişiye özel egzersiz, rehabilitasyon ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle birlikte planlanabilir.

Nöral Terapi Hakkında Yanlış Bilinenler

"Geçmeyen bütün boyun ağrılarını nöral terapi geçirir."

Doğru değildir.

Boyun ağrısının farklı nedenleri vardır ve mevcut çalışmalar nöral terapinin her hastada etkili olduğunu göstermemektedir.

"Nöral terapi boyun fıtığını ortadan kaldırır."

Bu ifade bilimsel değildir.

Nöral terapinin disk fıtığını anatomik olarak ortadan kaldırdığı gösterilmiş değildir.

"Bir kere yapıldığında ağrı bir daha tekrarlamaz."

Tedaviye verilen yanıt kişiden kişiye değişebilir ve kronik kas-iskelet sistemi ağrıları tekrar edebilir.

"Nöral terapi yaptırınca egzersize gerek kalmaz."

Doğru değildir.

Özellikle kronik omurga ağrısında rehabilitasyon ve düzenli hareket tedavinin önemli parçaları olabilir.

"Lokal anestezik kullanıldığı için tamamen risksizdir."

Doğru değildir.

Enjeksiyon ve kullanılan ilaçlara bağlı komplikasyonlar mümkündür.

Sonuç: Geçmeyen Boyun ve Sırt Ağrısında Nöral Terapi Mantıklı Bir Seçenek mi?

Nöral terapi, geçmeyen bazı boyun ve sırt ağrılarında uzman hekim değerlendirmesi sonrasında tamamlayıcı bir tedavi seçeneği olarak düşünülebilir.

Özellikle kronik kas-iskelet sistemi ve miyofasiyal ağrı tablolarında olumlu sonuçlar bildiren çalışmalar bulunmaktadır. Servikal diskopatiye bağlı kronik boyun ağrısı ve tedaviye dirençli kronik sırt-bel ağrısı hastalarında ağrı ve fonksiyon açısından iyileşmeler bildirilmiştir. Bununla birlikte mevcut çalışmaların önemli kısmı küçük hasta gruplarına, retrospektif verilere veya kontrol grubu bulunmayan araştırmalara dayanmaktadır. Bu nedenle nöral terapinin etkinliği konusunda daha güçlü klinik araştırmalara ihtiyaç vardır.

Geçmeyen boyun veya sırt ağrısında öncelikli soru "hangi enjeksiyonu yaptırmalıyım?" değil, "ağrımın nedeni nedir?" olmalıdır.

Doğru tanı sonrasında nöral terapi uygun bir seçenekse fizik tedavi, egzersiz ve günlük yaşam düzenlemeleriyle birlikte planlanabilir.

Sık Sorulan Sorular

1. Nöral terapi geçmeyen boyun ağrısında etkili midir?

Bazı klinik çalışmalarda kronik boyun ağrısı bulunan hastalarda nöral terapi sonrasında ağrı, hareket açıklığı ve fonksiyon açısından iyileşme bildirilmiştir. Ancak mevcut araştırmalar sınırlıdır ve tedavinin herkeste etkili olacağı söylenemez.

2. Nöral terapi sırt ağrısına iyi gelir mi?

Bazı kronik sırt ve bel ağrısı hastalarında nöral terapi sonrasında olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte güçlü kontrollü çalışma sayısı sınırlıdır. Tedavinin uygunluğu ağrının nedenine göre değerlendirilmelidir.

3. Boyun fıtığında nöral terapi uygulanabilir mi?

Bazı servikal disk problemi bulunan hastalarda değerlendirmeye alınabilir. Ancak nöral terapi boyun fıtığını anatomik olarak ortadan kaldıran bir tedavi değildir ve sinir basısı bulunan hastalarda nörolojik değerlendirme önemlidir.

4. Nöral terapi boyun ve sırt ağrısını tamamen geçirir mi?

Kesin sonuç garantisi verilemez. Tedavinin etkisi ağrının nedenine, süresine, hastanın klinik özelliklerine ve diğer tedavilere göre değişebilir.

5. Nöral terapi kaç seans yapılır?

Herkes için geçerli standart bir seans sayısı yoktur. Uygulama sayısı klinik değerlendirmeye ve tedaviye verilen yanıta göre belirlenir.

6. Nöral terapi sonrasında fizik tedavi yapılabilir mi?

Evet. Uygun hastalarda nöral terapi fizik tedavi ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanabilir. Özellikle kronik omurga ağrılarında egzersiz, kapsamlı tedavinin önemli parçalarından biridir.

7. Nöral terapi ile proloterapi aynı şey midir?

Hayır. Nöral terapide genellikle prokain veya lidokain gibi lokal anestezikler kullanılırken proloterapide sıklıkla dekstroz içeren solüsyonlar kullanılır.

8. Nöral terapi sonrası ağrı artabilir mi?

Enjeksiyon bölgesinde kısa süreli ağrı, hassasiyet veya morarma görülebilir. Şiddetli veya giderek artan ağrı, ateş ya da belirgin şişlik gelişmesi durumunda tıbbi değerlendirme gerekir.

9. Boyun ağrım kola vuruyorsa nöral terapi yaptırabilir miyim?

Öncelikle sinir kökü etkilenmesi açısından değerlendirme yapılmalıdır. Özellikle uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı varsa tedaviden önce ayrıntılı muayene önemlidir.

10. Geçmeyen boyun ve sırt ağrısı için ne zaman doktora gidilmelidir?

Ağrı uzun süredir devam ediyor, günlük yaşamı etkiliyor veya tekrarlıyorsa uzman değerlendirmesi yararlı olabilir. Güç kaybı, ciddi travma, ateş, nörolojik bozukluk veya göğüs ağrısı gibi önemli belirtiler varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Tamamen ortadan kalkmayabilir ancak doğru tedavi ile kontrol altına alınabilir.
Gebeliği zorlaştırabilir ancak doğru tedavi ile gebelik mümkündür.
İnsülin direnci nedeniyle kilo alımı görülebilir.
Evet. En sık görülen belirtilerden biridir.
Uzun vadede diyabet, kalp hastalıkları ve rahim içi problemler gelişebilir.
Ara WhatsApp Yol Tarifi